Genel

BlackBerry geri dönebilir mi? Umut var…

on
8 Kasım 2014

Avuçiçine sığan kompakt bir tasarım, fiziksel klavye ama daha önemlisi iş dünyasındaki çalışanlara bulundukları her yerden işleriyle buluşturmayı sağlayan bir vizyon… Bu saydıklarım, Apple dünyayı telefonu iPhone ile tanıştırana kadar BlackBerry’yi zirvede tutmaya yetmişti. Durum öylesine parlaktı ki, onyıllar boyunca şirket bulunduğu konumu korusa kimse şaşırmayacaktı.

Ama işler öyle yürümedi. Önce iPhone ortalığı fena karıştırdı, ardından Google, Android ile ciddi bir darbe daha vurdu. Sonuç; kurucuları yönetimden ayrılmak zorunda kaldı, hisseler neredeyse dibe vurdu ama daha önemlisi hayranları dışında kimsenin ilk tercihi olmayı başaramadı.

Ancak madalyonun bir de diğer yüzü var. Şirketin, en iyisi olmalı diyerek birkaç kez geciktirdiği BB10 işletim sistemi gerçekten oldukça kullanışlı. BB10 kullanan ilk model Z10 ile 2013 Mart ayında duyurulan bazı özellikler, Apple ve Google tarafından daha yeni yeni, “bakın ne süper özellik ekledik” diyerek tanıtılıyor.

Yine BB10 ile birlikte gelen, aynı cihazda hem kurumsal hem de bireysel kullanıma izin veren ve bunu güvenlikten ödün vermeyen yapı, özellikle güvenliği ön planda tutan CIO’lar için can simidi olma niteliği taşıyor. Uygulama sayısı, kişisel kullanımda Android uygulamalarını da desteklemeye başlamasına rağmen bir hayli geride kalmış olsa da kurumsal mobil uygulamalarda kötü bir performans sergilediği söylenemez.

Ama tüm bunlar şirketi yeniden eski günlerine döndürebilir mi? İşte o kısım biraz şüpheli. Çünkü BlackBerry deyim yerindeyse pazarlama yapmayı bıraktı!..

Adını duyuramıyorsan satamazsın…

Bu kural, BlackBerry’nin mevcut üst yönetimi tarafından pek ciddiye alınmıyor. Türkiye dahil çeşitli pazarlarda pazarlama ekiplerinin faaliyetlerini sonlandıran şirket, haliyle pazarı Apple, Android sistemli cihaz üreticileri ve Microsoft’a bırakmış durumda. Diğer taraftan şirket kurumsal pazara ağırlık vereceğini bir süre önce söylemiş ve buna uygun hareket etmişti. Ancak Türkiye özelinde kurumsal pazarda da eski etkinliğini gösterdiğini söylemek mümkün değil. BlackBerry Türkiye internet sitesinde neredeyse 1,5 yıl önce çıkan Z10 ve Q10 modellerinin halen “yeni” diye tanıtılması durumu özetliyor.

Şirket elbette yeni cihaz üretiminden vazgeçmiş değil. Ancak iş dünyası böyle istiyor diye kare şeklinde ve tuhaf görünümlü Passport türü cihazlarla fazla yol alabileceğini söylemek güç.

Kurumsal pazara hücum!

Kurumsal mobil uygulamalarda, şu sıralar ABD’nin “altına hücum” günlerini aratmayan bir hareketlilik söz konusu. Google ve Samsung’un kurumsal pazarda daha güçlü olmak için duyurdukları işbirliğin ardından, Apple ve IBM’den daha da güçlü bir atak geldi. Microsoft’un da her ne kadar Nokia’dan gelen ekibi azaltacağı açıklansa da yarıştan geri kalmaya niyeti olmadığı kesin.

Peki tüm bu olumsuz tablonun ortasında BlackBerry geri dönebilir mi? Yanıt bence evet. Rakiplere baktığımızda Apple’ın, IBM’le gerçekleştirdiği işbirliğine kadar kurumsal pazarda zayıf kalmakla eleştirildiği görülüyordu. Android’in güvenlik açıkları ise iş dünyasının “benden uzak dursun” diyeceği kadar çok sayıda…

BlackBerry, işte bu noktada elindeki şansı iyi kullanabilirse yaygınlaşma çabasındaki BYOD – Bring Your Own Device trendinden ciddi ölçüde fayda sağlayabilir. Apple’ın kurumsal alandaki yetersizliği ve Android’in baş ağrıtan güvenlik riskinde en iyi seçim olmayı başarabilir. Üstelik burada önemli bir desteği de var: Çalışanlar…

CIO.com’da Tom Kaneshige imzasıyla yayınlanan bir yazı tam da buna dikkat çekiyor. Yani BYOD’a izin veren şirketlerdeki çalışanların, tek bir cihazda hem kişisel hem de kurumsal kullanım olanağından faydalanmaları için güvenli bir cihaz kullanmaları gerektiğini. Bugün çalışanlar birden fazla cihaz taşımak, her birini ayrı ayrı güncellemek, yine her birini ayrı ayrı şarj etmekle uğraşıyor. Orta seviye yöneticiler iki telefonla durumu kurtarırken, üst seviyede taşınan telefon sayısı 4’ü, hatta 5’i bulabiliyor. BlackBerry, kurumsal müşterilerine sunduğu BES desteğiyle, çalışanlara tek bir hareketle kişisel kullanım menüsünden kurumsal kullanım menüsüne geçebilme olanağı tanıyor. Üstelik yüklenen uygulamalar da hangisi tercih edildiyse ona göre karşısına çıkıyor.

Kaneshige, yazısında iPhone’un kişisel kullanım için tasarlandığını ve kurumsal uygulamalara uygun olmadığını belirtmiş. IBM’le işbirliği sonrası bu durumun ortadan kalkacağını düşünebiliriz elbet. Biraz da o yüzden, BlackBerry’nin hem teknik yetenekleri hem de rakiplerinin henüz yeterince güçlü olmaması nedeniyle elini çabuk tutması gerekiyor…

Geri dönüş için bir başka adres: QNX

İsmi çok bilinmemekle birlikte QNX’in pek çoğumuzun hayatına girmişliği var. Otomobiller için işletim sistemi üreten şirket BlackBerry tarafından birkaç yıl önce satın alınmıştı. O tarihten bu yana geliştirdiği yeni servislerle konumunu pekiştirmeye çalışan QNX’in başı, şu aralar Apple ve Google’ın araç içine girme girişimleriyle sıkıntılı. Araçlarda bulunan telemetri, arka koltuk eğlence, sesle kontrol, sürücü bilgi ekranları, sürüş asistanları gibi sistemlerin arkasında QNX var. Şirket, otomotiv dışında sağlık, savunma, telekom gibi sektörler için de çözüm geliştiriyor.

QNX’in mevcut etkinliğini koruması için Apple ve Google’ın yaklaşan korna ve selektörlerinden uzak durması gerekiyor. Bunun içinse yakında, hakkında çok daha fazla haber yapacağımız “otomobiller için uygulama marketi” gibi çalışmalarını yaygınlaştırması ve belki de yalnızca kendi ekosistemine değil, herkese açması gerekiyor. Eğer BlackBerry, mobil uygulama marketinde sunduğu üst seviye güvenliği QNX’in otomotiv uygulama marketine adapte edebilirse gelecek hem QNX hem de BlackBerry için umut dolu olabilir.

* Bu yazı, 21 Temmuz 2014 tarihinde Bilgi Çağı için yazılmıştır.

TAGS
RELATED POSTS