Futbolda başarı için yapay zeka lazım

Futbolun başına yapay zekayı getirelim. Nasıl olsa motivasyonla bir yere kadar. En azından taktik kısmını hallederiz.

Dün gece Türkiye’nin elenmesinin ardından Twitter’da üstteki mesajı yazmıştım. Olayın sıcaklığından olsa gerek çoğu kişi bunu bir espri olarak yazdığımı düşündü. Oysa ben gayet ciddiydim, neden mi?

Teknoloji, daha özel bir ifadeyle doğru uygulanmış bir veri analizinin fayda göstermediği alan yok gibi. Bunun en somut örneklerini açık veri (open data) sınıfındaki verilerle gerçekleştirilen çeşitli hackathon türü etkinliklerde görmek mümkün. Bu etkinliklere katılan gruplar, kendilerine sağlanan verilerle İstanbul’un trafik sorununu çözmekten finansal bir enstrüman geliştirmeye, hatta sağlık alanındaki önemli bir yeniliğe imza atmaya kadar çok çeşitli başarılara kısa sürede ulaşabiliyor.

Açık verinin nimetlerini ayrı bir yazıda ele almak önemini daha iyi aktarabilmek adına daha iyi olacak. Ben burada futbol, ama daha önemlisi tüm taktik isteyen spor branşlarında veri analizine değineceğim.

Şahsen basketbolu her zaman futbola tercih etmekle birlikte, Almanya’nın Dünya Kupası’nda Brezilya’yı 7-1 gibi oldukça farklı yenmesinin ardında veri analizi olduğunu öğrenmek oldukça ilginçti. Almanya, yine bir Alman şirketi olan SAP’nin Match Insights isimli çözümünden faydalanmış. Hem kendi oyuncularından hem de rakip takımlar ve oyuncuların hareketlerinden (koştukları mesafe, pas adedi, doğru pas yüzdesi, oyuncular arasındaki pas trafiği, kimlerin birbiriyle daha fazla paslaştığı vb.) sağladığı verilerle nasıl oynaması gerektiğini öğrenebilmişti.

Bulut tabanlı olarak çalışan Match Insights, antrenmanlar ve maçlar sırasında yerleştirilen kameralardan elde ettiği veriyi otomatik olarak işliyor ve anlık olarak teknik direktörlere taktiksel tavsiyelerde bulunabiliyor. Geçen yıl SAP Türkiye ekibiyle olan bir toplantıda bu konu da gündeme gelmişti. Orada söyledikleri, “Almanlar zaten farklı kazanacaklarını biliyorlardı, maç öncesi bunu açıklamışlardı, sadece kaç farklı kazanacakları belli değildi” cümlesi oyunculardan çok yazılımın ve veri analizinin gücünü işaret ediyordu. O toplantıda Match Insights’ın sadece futbol değil, basketbol başta olmak üzere pek çok spor türüne de uyarlandığını öğrenmiştim.

Almanya, bu turnuvada yine Match Insights’tan faydalanıyor mu bilmiyorum ama kupayı almaları durumunda SAP’nin bununla ilgili bir açıklama yapması şaşırtıcı olmayacak.

Tabii bu alanda çalışma yapanın sadece SAP olduğunu sanmıyorum, ama gündem itibariyle futbol ve futbolda elde edilen başarı diye baktığımızda Match Insights’ın tescilli bir başarısı var karşımızda.

* * *

Peki gelişmiş bir veri analizi çözümündense neden bu işin başında bir yapay zeka olmalı? Bugüne kadar karşılaştığımız örnekler yapay zekanın henüz emekleme seviyesinde olduğunu gösterse de; senaryo yazmadan resim yapmaya, opera binasında en ideal akustik ortamı sağlamaktan en güçlü sinyali yakalayan anteni tasarlamaya kadar ilginç ama başarılı örnekleriyle karşılaştık. Bu tür örneklerin sayısı artmakla birlikte, henüz ona bir meslek addetmiş de değiliz.

Yapay zekanın altından kalkabileceği mesleklerden birinin teknik direktörlük – en azından yardımcı koçluk – olduğunu düşünün. Yapacağı şey, nihai amacı olan galibiyete ulaşmak için futbol kurallarına uymak kaydıyla optimum hareketliliği ve taktiği belirlemek olacak. Kullanabileceği maç skorları, oyuncu performansları gibi sayısal veriler zaten bugünün teknolojisiyle mevcut. Tek yapması gereken, futbolun mantığını çözerek oyunculara taktikler vermek olacak. İlk maçlarda (hazırlık maçları) yenilmesi yüksek bir ihtimal. Ancak özellikle oyun oynaması için geliştirilen yapay zeka uygulamalarının, bir insana oranla bölümleri bitirip finale ulaşma süresi çok daha kısa. İnsan beyninin yıllar içinde tecrübe ederek sahip olabileceği birikime yapay zeka günler, hatta saatler içinde ulaşabiliyor. Başarılı bir uygulamanın, rakip oyuncuların yıllar içindeki gelişimi, sakatlıktan ne zaman döndükleri, turnuva öncesindeki hazırlık maçlarında gösterdiği performans ve bu performasın sağlıklı olduğu zamanlarla karşılaştırmasını da hesaba katacağını öngörebiliriz. İşte yapılması gereken de, gelişmiş veri analizi ile ulaşılan noktayı yapay zekanın kontrol ettiği bir düzlemde, tavsiyeden çok taktik veren bir yapıya kavuşturmak…

Bahsettiğim tipte, bir takımın yönetimini yapay zekaya teslim etme işinin UEFA ve FIFA yetkililerinin pek hoşuna gitmeyeceğinin farkındayım. Ama buradan bir öneri; düzenlenecek özel turnuvalarda işin motivasyon değil belki ama taktik seçme ve oyunun gidişatına göre değiştirme işini yapay zekaya vermek galibiyet oranlarını kesinlikle artıracaktır.

* * *

Elbette bu durumun, ülkemizdeki yazılım geliştiricilerin seviye atlaması, üretilebilecek bir yapay zeka uygulamasının yüksek teknolojili ürün/çözüm ihracatına katkı sağlaması gibi faydalarını da düşünmelisiniz.

Kiloyla bilim satmaya pek hevesli ulusal medyamızın anlayacağı dilden ifade etmeliyim aslında. Anahtarlığınıza takıp yanınızda dolaştırabileceğiniz küçük bir flash diske sığdırabileceğiniz yapay zeka uygulaması, ülkedeki cari açığı, haberini yazarken sıfırlarını metne sığdıramayacağınız kadar azaltabilir…

Bir Cevap Yazın