Polisler akıllı evinizi sorgulamak istiyor

  • POLİS! AÇ KAPIYI! Evdeki klimanın derecesini ayarlayıp jakuziyi de doldurduğunu biliyoruz!
  • ???

Böyle bir diyalog ‘şimdilik’ gerçekleşmiş değil. Ancak kısa bir süre önce Arkansas polisinin çıkardığı bir çeşit arama emri, gittikçe akıllanan evlerimizdeki mahremiyetimizi sorgular cinsten.

Bir cinayet davasını araştıran polis, evinde Amazon’un muhabbet edebildiğiniz Echo isimli cihazı ve akıllı su sayacı dahil pek çok teknolojik cihaz bulunduran James Andrew Bates’in bu cihazlarındaki kayıtları resmi olarak Amazon’dan istedi. Gerekçe ise, Victor Collins isimli ABD vatandaşının, Bates’in jakuzisinde ölü bulunması. “Bates’in gece saatlerindeki su tüketiminin ölümle bağlantısı olup olmadığını öğrenmek istiyoruz” diyen polis, aynı sebeple Bates’in Echo’yla yapılmış konuşmalarını da soruşturmaya dahil etmek istiyor.

Amazon gelen bu talep karşısında başlarda sessiz kalsa da, bir süre sonra “yasal bir talep olmadıkça bu bilgileri vermeyeceğiz, bu müşterilerimizin kişisel mahremiyetini ilgilendirir” gibi bir açıklama yayınladı.

Amazon Echo sesle çalışan bir akıllı asistan. Evinizin bir köşesine koyup “Alexa” diye seslendiğinizde kendisine bağlı diğer akıllı cihazların fonksiyonlarını sesle kontrol edebilmenizi sağlıyor. Bu sırada aldığı komutları ilerde daha iyi işleyebilmek için de bulutta saklıyor. Echo, gelen komutlar üzerine evdeki klimaların çalıştırılması, aydınlatma kontrolü, güvenlik kameralarının aktif edilmesi gibi işlevleri yerine getirebiliyor. Hatta geçen yıl Amazon bu cihazının kullanım özelliklerini artırmak için Ford ile bir işbirliğine gitmiş ve evinizde oturduğunuz yerden “Alexa, Ford otomobilimin motorunu çalıştırıp klimasını şu dereceye ayarlar mısın” gibi görevleri de üstlenmeye başlamıştı.

Bu vakadaki gidişatın sonucu ne olur bilemiyorum. Ama “ev kişisel alandır, izinsiz kontrol ve müdahale edilemez” algısına önemli bir darbe vurduğu açık. Amazon, şu an için Bates’in kullanım verilerini değil ama hesap bilgilerine dair ayrıntıları polisle paylaşmış.

Her Ev Bir Gün Akıllanacak

Türkiye’deki beyaz eşya üreticilerinin de yeni ürünleriyle dahil olduğu akıllı ev pazarının yakın gelecekte her evi akıllandıracak büyüklüğe ulaşacağı kesin gibi. Markets and Markets verilerine göre 2022’de 122 milyar dolar seviyesine ulaşacak bir pazardan bahsediyoruz. Bu büyüklük hesaplanırken tüm aydınlatma otomasyonları, klima vb. iklimlendirme sistemleri, su ve elektrik sayaçları, eğlence araçları, akıllı mutfak aletleri gibi dijitalleşebilecek tüm cihazların dahil edildiğini eklemeliyim. Aynı araştırma, en hızlı artışın Asya – Pasifik bölgesindeki ülkelerde olacağını da öngörüyor.

Aklımda Deli Sorular?

Kolluk kuvvetleri ile adli mercilerin bu talepleri sonrası yalnızca kişisel mahremiyet değil, pek çok alt başlığın da yanıtlanması gereken sorular arasında yer alması açıkçası bu yazının yazarını pek şaşırtmayacak. Kısa bir beyin jimnastiği sonrası aklıma gelen soruları şöyle bir sıralayayım istedim:

  • Ülkelerin hukuk sistemlerinde ve kanunlarında ne gibi değişiklikler yapılması gerekiyor?
  • Bu tip konuların hukuk fakültelerinde örnek vaka olarak sunulması için fakültelerdeki öğretim üyeleri ne yapmalı?
  • ABD gibi eyaletler arası farklı kanunların uygulanabildiği ülkelerde eyalet dışına çıkmak, polisin “bizim görev bölgemizde değil demesine” yol açacak mı?
  • Siber güvenlik şirketleri, akıllı ev güvenliği için ne gibi önlemler alıyor ya da almaya hazırlanıyor?
  • Konu IoT olunca uluslararası standartlara uyan ürün ve çözümler geliştirmeyi yeterli bulan şirketler yeni mahremiyet çağına gerçekten hazır mı?
  • Bulut ortamında sunulan verilerin güvenliği için, servis aldıkları bulut şirketinin önlemleriyle yetinen start-up seviyesindeki akıllı ev hizmet sağlayıcıları ek önlem almayı düşünüyor mu?
  • Mark Zuckerberg’in geçenlerde kısa bir video ile tanıttığı “yapay zeka ile yönetilen ev” söz konusu olduğunda yapay zeka, hizmet verdiği kullanıcısını -belki de bir seri katil ya da mafya babası- korumak için delilleri ortadan kaldırır mı?
  • Arkansas polisi ile Amazon arasındaki vaka aynı ülke içinde olduğu için nispeten daha kolay çözülebilir. Ama Türkiye’deki benzer bir davada buluttaki verilerin yurtdışında tutulması durumunda mahkeme, belki de Türkiye’de hukuki bir temsilciliği bile olmayan bir şirkette kimi muhatap alacak?

Soruların sayısını artırmak mümkün. Yanıtların ise bu tip vakalar artmadan verilmesi gerekiyor.

Özetle, eğer hukuk fakültesi öğrencisiyseniz ve bilişim hukuku alanında bir kariyer hedefliyorsanız önümüzdeki yıllarda size çok ama çok iş düşecek. Şimdiden hazırlanmaya bakın.

* Bu yazı, 5 Ocak 2017 tarihinde Enterprise Next için yazılmıştır.

Bir Cevap Yazın