Genel

Cumhurbaşkanı ile sanal Amerika turu

on
26 Mayıs 2012

Merhaba,

Bir zamanlar gözüm gibi baktığım, sürekli güncellediğim, ama sonrasında bir yazı girmeye kalksam beni sanal bir uçurumdan aşağı atacakmış gibi gelen bloguma geri döndüm. Tüm riskleri, sürekli güncelleyememe kaynaklı sanal uçurumdan itilmeyi göze alaraktan yeniden, bir kez daha, canımın istediği, parmaklarımın klavyede dansettiği bir blog yolculuğuna başlıyorum.

Bu boş ve zihnimin kimi zaman boşlukta kalmayı tercih ettiği dönemde yazmak istediğim pek çok konu oldu aslında. Ama geçmi gündemlerin üzerine bir sünger çekip günü yakalayarak başlayacağım. Bu nedenle ilk yazı da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘ün, itiraf ediyorum kıskanarak takip ettiğim ABD’deki teknoloji şirketleri turuyla ilgili…

Twitter ve Facebook üyelerinin trend topic ve kedili video takip etmeyenlerinin bildiği gibi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bir süredir ABD’deki teknoloji şirketlerini geziyor. Microsoft, Apple, Google, Facebook ve Twitter gibi büyüklükleri toplandığında Türkiye gayri safi milli hasılasını geçen bir gruptan bahsediyoruz. Daha önce herhangi bir ülkenin en üst düzey yetkilisi bu tür bir gezi gerçekleştirdi mi bilmiyorum ama etkinliği düzenleyenlerin, ufak da olsa bir katkıda bulunanların ellerine, akıllarına sağlık.

Gezi sırasında neler konuşulduğundan ziyade gezinin ileriye yönelik etkilerini değerlendirmek istiyorum aslında. Ama duymayanlar için Microsoft’ta Windows 8 işletim sistemli tablet denediğini, Google’da interneti gözümüze sokan Project Glass mamülü gözlüğü kullandığını, hatta Sergey Brin ile sürücüsüz otomobille otobana çıkıp 130 kilometre hızla yol aldığını söyleyebilirim. Konuşulan konular arasında ise başta Fatih Projesi ile vergilendirme olduğu dile getiriliyor. Bu yazıyı, Abdullah Gül’ün katıldığı, Serdar Kuzuloğlu tarafından hazırlanan TRT’deki Sosyal Medya programını izlemeden yazıyorum. Orada bahsedilen başka konular varsa ayrı…

Cumhurbaşkanının bu gezisi iki ayrı nedenden ötürü önemli. Birincisi, teknoloji dünyasındaki şirketlerin artık ülkelerin kendisi kadar, hatta daha fazla önemli olduğu gerçeğinin bizzat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından teyid edilmesi. İkincisi ise, diplomasinin artık yalnızca kırmızı telefonlarla, uluslararası nitelikteki özel toplantılarla değil, sanal dünya üzerinden de yürütüldüğünün ortaya çıkması. Dijital diplomasinin önemi ve hangi ülkenin bu konuda ne yaptığıyla ilgili olarak İbrahim İzgi ve Gökhan Yücel tarafından kurulan Yenidiplomasi.com‘u takip etmenizi öneririm.

Abdullah Gül’ün gezi programında beni sevindiren bir etki de, ziyaret ettiği firmalardaki Türk çalışanlarla bir araya gelmesi oldu. Hepsiyle hatıra fotoğrafları çektiren Abdullah Gül’ün Twitter ziyaretinden ayrıca bahsetmem gerek. Twitter’da çalışan dört Türk (@tufdem, @hakanimal, @naz_erkan@unbirthdaytea) o anki hislerini, çalıştıkları şirketin tarzına uygun olarak anında paylaşmayı ihmal etmedi. Ama en anlamlısı Twitter’ın kurucus Jack Dorsey‘in attığı mesajdı. Türkçe karşılığı şu şekilde: “@cbabdullahgul Twitter’ı ziyaret ettiğiniz için teşekkürler. Bizim için bir onurdu. Türkiye’de görüşmek üzere!

Jack Dorsey gerçekten Türkiye’ye gelir mi bilemem ama yukarıda bahsettiğim dijital diplomasinin etkisi bu mesajda ortaya çıkıyor. Üstelik attığı tek mesaj da bu değil. Kendisini takip eden tüm dünyadan 2 milyon kişiye Türkiye’nin tanıtımını yapıyor. Dahası, dünyadaki 200’e yakın ülkenin liderlerine bakın bu iş böyle yapılmalı mesajını veriyor. Twitter’daki Türk çalışanlardan birinin attığı ve diğer çalışanların da isminin geçtiği mesajı retweet etmesi ise onlar için ayrı bir motivasyon kaynağı olsa gerek. Düşünsenize, çalıştığınız şirketin patronu sizden dışarıya kapalı bir bayi toplantısında değil, televizyondaki canlı yayında bahsediyor…

Sonuç olarak Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün bu gezisinin, bugüne kadar kamunun yaptığı en çarpıcı ve etkili iş gezisi olduğunu düşünüyorum. Sayın Abdullah Gül’ün sanal dünyaya verdiği bu önemin, başta Twitter için “hakara makara” diyen Başbakan Erdoğan’a da örnek olması dileğiyle…

TAGS
RELATED POSTS