Genel

Dünya robot imparatorluğu

on
8 Kasım 2014

Farkında olmayabiliriz ama etrafımız yüzbinlerce robotla dolu. Aklınıza hemen Robocop ya da Terminatör’deki gibi robotlar gelmesin. Üretimde kullanılan endüstriyel robotlardan geçen yıl 162 bin adet satıldı.

Robot dendiğinde akla pek çok şey geliyor. İnsansı görünümlü Honda Asimo türü olanlardan tutun, Toyota’nın robot orkestrasına, üniversitelerimizde geliştirilen küçük ama yetenekli robotlardan filmlerdeki yüksek yapay zekaya sahip olanlara kadar çok çeşitli türleri var aslında. Yaklaşık iki yıl önce Bilgi Çağı’nda yer alan “200 yıllık robot tarihi” galerisinde bulunan 33 farklı robot bu saydığım türlerin yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Robot olarak kabul edilen ilk cihazın, 1810 yılında Almanya’da üretildiğini ve bir kurma kolu marifetiyle trompet çaldığını düşünürseniz alınan yol gerçekten dikkat çekici.

Ancak işin bir de endüstri tarafı var elbette. Bugün kullandığımız hemen her ürün, aslında yalnızca renkli metal kollardan oluşan robotlar tarafından imal ediliyor. Endüstriyel robot olarak sınıflandırabileceğimiz bu makinelerden dünya genelinde 100 binden fazla bulunuyor. Robotların sağladığı katkı öncelikle montaj sürecinin otomasyonu ve çıkan hataların belirlenmesinde ortaya çıkıyor. Bir üretim bandı boyunca yerleştirilmiş sıra sıra robot, işlerini eksiksiz görürken dünyadaki milyarlarca tüketiciye ürün yetiştirmek için harıl harıl çalışıyor.

Konu, üretimdeki robotlar olunca bu robotların en fazla görüldüğü yer de haliyle Çin. Tam 27 yıldır Çin’de görev yapan ve bugün McKinsey & Company Asia’nın başkanlığını yürüten Gordon Orr, LinkedIn’de yayınlanan makalesinde, Çin’in bu konudaki yükselen konumuna dikkat çekiyor. Dünya genelinde geçen yıl 162 bin robot satışı gerçekleştiğini belirten Orr, bu sayının 25 bininin Çin’de olduğunu söylüyor. Çin’deki robot sayısı bu 25 bin yeni robotla birlikte 120 bin’e ulaştığını açıklıyor.  Robot nüfusunun yoğun olduğu ülkelere bakıldığında ise Japonya 310 bin robotla ilk sırada yer alırken, Kuzey Amerika’da bulunan robotların sayısı ise 215 bin. Gordon Orr, Çin’in 2016’da yinen robot yoğun bir ülke olan Almanya’yı geçeceğinin altını çiziyor.

Sektör bazlı duruma bakıldığında ise, özellikle otomotiv sektörünün payı öne çıkıyor. Bu pay, yüzde 40 seviyesinde. Ancak iş, robotların hangi ülke tarafından üretilip satıldığına geldiğinde, şu an geride görünen Çin’in yakın gelecekte yüzde 40’lık pay ile dünya liderliğini eline alacağı da öngörülüyor.

Türk robotları ne durumda?

Blog yazısı olarak bu konuyu seçme nedenlerimden biri, 10 – 12 Nisan tarihleri arasında düzenlenen İTÜRO’ydu aslında. İTÜ Kontrol ve Otomasyon Kulübü (OTOKON) tarafından düzenlnen ve Türkiye’nin en saygın robot etkinliklerinden biri kabul edilen İTÜRO tam 8 yıldır gerçekleştiriliyor. Yukarıdaki endüstriyel robotları bir kenara bırakırsak, İTÜRO’daki robotlar çizgi izleme, labirentte yön bulma, yangın söndürme gibi alanlarda yeteneklerini sergiliyor. Elbette yapay zeka da yine bu etkinlikte konuşulan başlıklardan biri.

Bugün, İTÜ dışında pek çok üniversitede benzer etkinlikler gerçekleştiriliyor. Bu organizasyonlar, konuyu gündeme getirmekle birlikte, ilgi duyanların nereden başlaması gerektiği hakkında da fikir veriyor.

Robot nüfusu yakın gelecekte hızla artacak, buna kimsenin şüphesi yok. Bu alanda rekabet etmek isteyen ülkelerin bana göre iki noktaya dikkat etmesi gerekiyor: Gelişmiş yapay zeka ve artırılmış gerçeklik uygulamaları…

* Bu yazı, 10 Nisan 2014 tarihinde Bilgi Çağı için yazılmıştır.

TAGS
RELATED POSTS