Genel

Siz hiç annenizin boğazından bir hortum soktunuz mu? Ben yaptım, hem de defalarca…

on
10 Mayıs 2020

Önce küçük, garip tasarımlı, adına aspirasyon cihazı ya da aspiratör denilen bir makinenin homurtusunu duyarsınız. Üzerinde bir çeşit sürahi, uzunca kalın bir hortum ve basıncı gösteren bir ibre olan, annem için kullanmaya başladığımız diğer cihazlara oranla daha basit bir makineden bahsediyorum. Sonra homurdanan cihazın hortumuna başka bir hortum bağlarsınız, daha steril, poşetinden yeni çıkardığınız, adına aspirasyon sondası denilen renkli uçlara sahip bir hortum. Bu ikisini birleştirir, annenizin boğazındaki kapağı açar ve usulca ikinci hortumu boğazından içeri itersiniz. İçeride kısa bir tur atar, yavaşça içerideki balgamla birlikte geri çeker, kapağı yeniden kaparsınız…

Korkutucu geliyor değil mi? Gelmeli… En azından bunu gündelik rutin haline getirene kadar. Çünkü yukarıda bahsettiğim ‘ritüel’ günde 3-4 kez tekrarlanıyor.

Aspirasyon cihazı tek değil, yanında mekanik ventilatör de denilen ev tipi solunum cihazı, konstantratör denilen bir oksijen üreten makine de var. Elektrik kesintisine karşın yedek oksijen tüpleri, eldivenler, maskeler, ilaçlar, sondalar, bezler, motorlu hasta yatağı, havalı yatak… liste uzun. Özetle, evin bir köşesinde kurmak zorunda kaldığınız bir çeşit yoğun bakım ünitesi aslında bahsettiğim.

Kullanılan cihazlar arasında mekanik ventilatörün ayrı bir yeri var. Sonuçta bizim gibi solunum sıkıntısı olan bir hastanız varsa bu cihaz olmadan nefes alamaz hale geliyor. Başka bir yazıda yaklaşık bir yıldır kullandığımız yerli üretim solunum cihazını, sokak arası medikalcilerin nasıl sağlıkçıdan çok tüccar gibi davrandığını, devletin sağlık hizmeti adı altında çektirdiği bürokratik eziyetleri, SGK’nın paranızla aldığınız cihazlara nasıl ortak olduğunu da anlatırım.

Bu saydıklarımın arkasında ise tek bir hastalık var: ALS, yani “Amiyotrofik Lateral Skleroz”. Motor nöron hastalığı olarak da geçiyor. Bir dönem tüm dünyada başından bir kova buzlu su dökenlerin katıldığı Ice Bucket Challenge kampanyasından hatırlayabilirsiniz.

Peki nedir bu ALS? Ense kısmında motor nöronlar (sinirler) bulunuyor. Bunlar sağlıklı olduklarında omurilik aracılığıyla beynin vücudun diğer parçalarına yolladığı mesajları iletiyor. Ancak ALS’li bir hastada bu nöronlar görev yapmıyor. Örneğin beynin ele ilettiği ‘parmaklarını oynat’ ya da ayak kaslarına ilettiği ‘ileri doğru adım at’ gibi komutlar yerine ulaşmıyor. Zaman içinde kaslar tembelleşip devre dışı kalıyor ve hasta hareket edemez hale geliyor. Daha fazla bilgiyi ALS-MNH Derneği’nden alabilirsiniz, eğer yakınınızda bu hastalık teşhisi konmuş biri varsa yardımcı olmaya çalışırım elbette.

Bu yazıyı özellikle anneler gününde yazmak istedim. Haftalardır karşıma çıkan annenize mutfak eşyası alın, telefon alın, pırlanta alın türü sayısız reklam ALS hastası bir annede işe yaramıyor çünkü. Ona alabileceğiniz en iyi hediye daha iyi ölçen bir tansiyon aleti, daha sessiz çalışan bir konstantratör, daha güçlü vakuma sahip bir aspiratör haline geliyor.

Önce kendinizin ve çevrenizdekilerin sağlığını korumaya çalışın, hediyeyi sonra düşünürsünüz…

Anneler gününüz kutlu olsun…

TAGS
RELATED POSTS